Gelecekte neler olacak? | Günümüzden 10 bin yıl sonrasına gidiyoruz.

tarafından yazıldı

Zaman içinde gezegenimizde neler yaşandığını biliyoruz…

Dinozorlar, kocaman göktaşları, bilim ve mühendislikteki ilerlemeler, her biri bizim için kesinlikle çok önemliydi. Siz hiç gezegenimizin geleceği hakkında düşündünüz mü?

Evrenimizin geleceğinde acaba bizi neler bekliyor? Bilim ve teknoloji nasıl gelişecek? Gelecek hakkında hep derin kaygılarımız olmuştur, bazılarımız geleceğimizi iyi olarak görür, bazılarımızsa karamsardır, bir çoğumuz ise düşündüklerimizin hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğine inanırız. İster misiniz, hep beraber gelecekte bir tur atalım, bakalım neler olacak?

Gelecek hakkında hep derin kaygılarımız olmuştur, bazılarımız geleceğimizi iyi olarak görür, bazılarımızsa karamsardır, bir çoğumuz ise düşündüklerimizin hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğine inanırız. İster misiniz, hep beraber gelecekte bir tur atalım, bakalım neler olacak.

2024

Bu yılda Sanal Gerçeklik etkisini iyice arttıracak. 

İnsan beynine ve sinir sistemine MİKROÇİP takılması mümkün olacak, bu sayede beynimizin fark edemediğimiz yanlarını keşfedeceğiz, sinir sistemimizi takip eden MİKROÇİP günlük hayatımızın sıradan bir parçası olmaya başlayacak ve Vücudumuzun bütün aktivitelerini mobil iletişim araçlarıyla paylaşacak.

2028

Bu yıllarda Venedik sular altında kalabilir… 

Tabii ki tamamen yok olup gitmeyecek, Güzel Venedik sadece sualtı turizmi için kullanılacak.

2030

Bu yılda güzel gelişmeler oluyor… 

İnsanlar, robotların yardımıyla artık ağır işlerde çalışmaktan kurtuluyorlar. Tüm ulaşım araçlarını robotlar kullanıyor. Ulaşımda zaman kaybı ortadan kalkıyor, istediğimiz zaman istediğimiz yere gidebilir hale geldik.

2032 yılında Sağlığımız hakkında gizli hiçbir şeyimiz kalmayacak. 

Geliştirilecek lensler sayesinde insanlar, sadece sosyal medyada gezinmek dışında, günlük yaşantımızda ki hemen her şeyi bu lensler sayesinde yapabileceğiz. öyleki; bu lensler sayesinde farklı diller arasındaki iletişim problemi tamamen ortadan kalkacak. İstediğimiz zaman istediğimiz dilde iletişim kurabileceğiz. Lensler zoom yapabilecek, yüzleri tanıyabilecek, arşivleyebilecek ve internete bağlanabilecekler. Ek uygulamalar yüklenebilen lensler, iş hayatımızın da değişmez parçası olacaklar.

2040

yılı civarında artık yaralandığımızda yada hastalandığımızda analiz vermek için doktora gitmemize gerek kalmayacak. Her şeyi evimizde halledeceğiz, duş kabinine girdiğimizde bütün iç organlarımız taranacak, tuvalete oturduğumuzda ise bütün analizlerimizi vermiş olacağız. Daha hasta olmadan tedavi olacağız. Bu gelişmelerle birlikte ortalama insan ömrü 90 yıla çıkacak.

2050

yılı civarında insanlık artık Mars’ta koloni kurmaya başlamış olacak. Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler Mars’a koloni kurup yaşamı Kızıl Gezegene taşımamıza yardım edecek. Bu amaçla  Mars-1 adında yeni bir uzay istasyon inşaa edeceğiz. Kızıl gezegenin zorlu yaşam koşullarının yanında bizi sıkıntıya sokan bir diğer problem, iletişim olacak. Bu problemi çözebilmek için gezegenler arası asansör projesi başlatılacak ama bu proje hayata geçemeden iptal edilecek.

Bu ana kadar hep yakın geleceği düşündük. Zamanda çok daha uzağa gitmeye ne dersiniz? 

2100

Ve artık 2100 yılındayız, bu yıllarda güzel şeyler olmuyor. Gezegenimizin iklimi değişmeye devam ediyor, kaynakların paylaşımı yüzünden yaşanılan savaşlar sonucu insanlık büyük sıkıntılar içinde, en büyük problem ise SU! insanlar su yüzünden bir birini kırmaya devam ediyorlar, küresel ısınmanın sonucu seller ve doğal afetler insanların yaşam alanlarını tehdit ediyor. Ormanların yanıp yok olmaya başlamasıda cabası. Küresel ısınma gezegenimizi mahvetmek üzere. Bu belanın sorumlusu elbette yine insanın kendisi. 2019 yılında salgıladığımız OZON miktarı ortalama 400 milyon ton iken 2100 yılında artık bu oran 900 milyon tona ulaşmış. Tüm bu negatif gelişmeler sonucunda küresel ısınma o kadar büyük bir felakete yol açıyor ki; KUDÜS, NEW YORK ve LOS ANGELS gibi şehirlerde yazın ortalama sıcaklık +45 dereceyi buluyor. LONDRA ve PARİS’te ise ortalama sıcaklık 32 dereceye ulaşıyor. EVEREST dağındaki buzullar eriyor.

3000

3000 yılı civarında halen gezegenimizde hayat var. Bütün gezegende ortalama sıcaklık günümüzdekinden +15 derece daha fazladır artık. Deniz suyu seviyesi ortalama 11m yükselmiş durumda, yaşam için şartlar zorlaşıyor. Kuzey Yarım Küre önce ısınıyor, sonra soğuyor ve en sonunda yeniden ısınıyor. Atlantik bölgesinde ise akıl almaz değişimler oluyor. GOLFSTREAM Akıntısının etkisi azalıyor, tüm gezegende deniz suyu sıcaklığı 3 derece birden artıyor. ARKTİK Bölgesinde yıl boyunca ölçülen ortalama ısı +8 derece civarında. BANGLADEŞ, FLORİDA ve Denize kıyısı olan diğer bütün şehirler sular altında kalıyor. Bunun sonucunda yüz milyonlarda insan evsiz kalıyor. Düzensiz göçler, diğer şehirlerde ki insanların hayatlarını da etkiliyor. Okyanus altında da işler yolunda gitmiyor, denizler oksijen kaybediyor ve deniz altındaki yaşam tehlikeye giriyor, planktonlar ölüyor.

Bu zaman dilimine kadar şahit olduklarımız hiç iç açıcı değildi.

Neyse ki, bir şeyleri değiştirmek için henüz vaktimiz var.

4000-5000 yılları

İnsanlık artık yeryüzünü geride bırakıp atmosfere çıkmıştır, yepyeni yaşam alanları oluşuyor.

Gezegenler arası seyahat ve ticaret artıyor. Kapsüller içinde başka gezegenlere gönderdiğimiz insanlar, oralarda madenciliğe başladılar bile. Fabrikalar ve maden işleme tesisleri inşaa ediyorlar. Bu sayede gezegenimizde zenginlik ve varlık yeniden altın çağını yaşamaya başlıyor. 30 milyara yaklaşan dünya nüfusunu beslemek artık çok daha kolay. Uzayla yetinmeyen insanoğlu, okyanuslarıda ehlileştirmeye başlamıştır, yüzlerce global şirket okyanusu adeta bir tarla gibi ekip biçmekte, sadece balık değil suda yetişen her şeyi orada yetiştirmeye başlamıştır.

İlerleyen bilim sayesinde artık telepati ve telekinezi insanların hayatına girmiş durumda, insan beyni telepatik olmaya başlamıştır. Hayaller ve düşünceler takip edilebilir, manipüle edilebilir hale gelmiştir. Öğrenme ve sezgiler başkalaşım geçirmeye başlamış, zihin kontrolü sıradanlaşmıştır, zhini kontrol edilen insanların duyguları yok edilerek, belli amaçlar için kullanılan otonom insan kitleleri oluşturulmaya başlanmıştır. 

Yani İnsanlık, insanlığı da ekip biçmeye başlamıştır. İşte, Android insanlar bunlar!

Beyni ve duyguları kontrol edilen insanlarla yetinmeyen insanoğlu, organizmalarıda kontrol etmeye başlamıştır. Kopyalanan hafızalarla klon insanlar oluşturulur iken, farklı bedenlerde aynı hafızayı yaşan insan kitleleri ortaya çıkmıştır. 

İnsan, tarihin hiç bir döneminde kendisiyle bu kadar oynamamıştı!

Gelişen nano teknoloji bedenlerimize giriyor, kendileri farkında olmadıkları halde bedenler kontrol altında tutulmaya başlandı bile. DNA’mızda oynama yapabiliyor, genlerimiz herhangi bir toplumun genlerine uyacak şekilde değiştirebiliyor. İletişimin gelişimi farklı dilleri ve kültürler yok ediyor. Herkes kendi istediği kültürü yaşıyor. 

Parada her şey gibi dijitalleşti. Nakit para artık sadece müzelerde.

Zaman hızlı geçiyor arkadaşlar. 7-8 binli yıllara gidelim mi?

7000-8000 yılları

Evrende ve gezegenimizde artık değişmeyen hiçbir şey kalmamıştır. GÜNEŞ’in çapı, AY’ın DÜNYA’dan uzaklığı, Gezegenlerin hızı, yörüngeleri ve yerçekimi etkisi, her şey ama her şey değişmiştir. Gökyüzü, o baktığımız eski gökyüzü değildir artık.

Yapay zeka, yapay insanlık hepsi birbirine karışıp yepyeni formlar ortaya çıkardılar. Robotlaşan insanlar – insanlaşan robotlarla karıştı. İsteyen istediği şekle bürünebilir hale geldi. Vücutlara yeni uzuvlar ekleyebiliyoruz artık. Tedavisi olmayan hastalık kalmadı, yapay diller gelişti, yapay zeka ile inşa edilen yapay şehirler oluştu. 

İnanabiliyor musunuz, artık hiçbir işimizi ellerimizle yapmamıza gerek kalmadı, düşünce gücüyle  her istediğimizi yapay zekaya yaptırabiliyoruz. Yapay zekanın yönettiği robotlar emrimizde ve sistem bizim için çalışıyor.

Artık bu zaman dilimini de geride bıraktığımıza göre önümüzdeki 10 bin-20 bin yıla bakalım.

10000-20000 yılları

Tabii ki hiç kimse bu zaman diliminde tam olarak neler olabileceğini söyleyemez.

Beyin kontrolu ve yapay zeka bunlar geride kaldı. Kendi aramızdaki savaşları bitirdik, artık hastalanmıyoruz, robotlar evrenin her yerinde bize yoldaşlık ediyorlar. Gezegenler arası seyahat ediyoruz.

Gezegenimiz, bu zaman diliminde de EVİMİZ olmaya devam ediyor. 

Yani; gelecek bizim için çok güzel olacak. 

İnsanoğlu olarak hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

All rights reserved by Omer Sen https://tinyurl.com/y3s68kl3

Kurgu, senaryo : Ömer Şen

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.